Kültür, tarihin harabeleri arasında gezen biyo-psişik canlının paranoyak-faşişt bir hezeyanından fazlası değildir. Ancak gündüz-düşleri, mevcut nörolojik tıkanmayı aşmaya çalışan kolektif biyo-psişenin terapötik bir girişimi olarak nöro-plastiği uyandırır. Terapi kendimize karşı kendimiz için başkalarına karşı başkaları için dünyaya karşı bu dünyada verilen bir savaştır. Yani mümkün başka dünyaların dili politik değil, terapötiktir. Kültür düşmanının ilk hilesi bu terapötik gündüz-düşleridir.